30 Mart 2013 Cumartesi

durağanlık hırıltılı bir ses gibi rahatsız edici..çok boş ve saçma sapan zamanlarım geçiyor..sevdiğim insanları bir bir kaybediyorum sanki..uzaklardan gelen bir rüzgar gibi savruluyorum çarpıyorum tozu dumana katıp yine yapayalnız kalıyorum..gün batımında bir ağacın altında oturup izlesem keşke bulutları..sadece izlesem..uzaktan ışıklar yansa uzun bir yemek masası kuruluyor olsa..şenlik ateşi yakılmaya başlanmış müzisyenler yavaştan çalmaya başlıyor olsalar..bende koşsam oraya doğru..tüm sevdiğim görmek istedğim insanlar orda olsa..birden heryer kararsa ve  bir sahrada olsam..kızgın çöl kumuna daldırsam ellerimi..sonra susuz yürüyüp bir vahaya varsam ve herşeyim orda olsa..sonra bir çöl fırtınası çıksa gözlerimizi açamaz hale gelsek..sonra gözlerimi açtığımda bir salın üstünde bir nehirde bulutları izleyerek ilerliyor olsam..meyveler ve çikolata olsa sadece yanımda..olabilir imkansızı istemiyorum şuan...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder