MONAKO DA BİR SABAH...
bahsi geçen her şey neden bir noktayla sonlanıyor.
vurdumduymaz olmak sonsuzluk bazıları için
üç nokta gibi,bela gibi,bitmek bilmeyen kısır döngünün kendisi
yerküre üzerime üzerime dönerken ben hala karşı çıkmaya çalışıyorum..
işte bu kadar..
vay arkadaş nerden çıkıyor bunlar nasıl oluyor diye sorana kadar
baktın mı sen nasıl başladın süblimleşmiş kayıp kıtam
bir buz gibi kaygan
duvar gibi pürüzlü hikayem
kahkahalar içimde patlarken canın cehenneme derken sen
ey efendiler
ben daha ne kadar yaşarım varlığım yokluğuma eşdeğerken
ama ben hala sana değerken..
yer çekimini ben öğrettim sana her yükseldiğin zaman
geri dönüşünde nasıl yerleşeceğini
armut piş ağzıma düş diye bakmaya devam et
eşekler suda bağlı kaldı..
anla artık içimdeki patlamaları
big bang halt etmiş gülüm sen benim olmayınca..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder